HAVALİMANLARI GÜVENLİK MEMURLARI  DERNEĞİ
AIRPORTS SECURITY OFFICERS ASSOCIATION


Davut AYVAZ

Davut AYVAZ
davutayvaz@windowslive.com
DERNEKLER HUKUKU VE DAVA EHLİYETLERİ
08/04/2013

 

DERNEKLER HUKUKUNU ANLATIRKEN ÖNCELİKLE “DERNEK NEDİR” ? sorusunu cevaplamak gerekir. Derneğin tanımı Dernekler Kanununda  kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip topluluklar olarak yapılmıştır.

SÖZLÜKTE "HUKUK" NE DEMEK?

1. Haklar, insan varlığına temel oluşturan hak ve adalet kavramı; haklar.
2. Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümü, tüze; ahbaplık, dostluk.
3. Yasaların cezayla ilgili olmayıp alacak verecek gibi davaları ilgilendiren bölümü; insan ve yurttaşlık haklarını kuram ve uygulama açısından uygulayan bilim

İDARE HUKUKU

İdareye karşı açılacak davalarda uygulanan hukuk İdare Hukukudur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu idare aleyhine açılan davaları kapsar ve düzenler.

İdari Yargılama Usulü Kanununa göre, İdari davalar; iptal davaları, tam yargı davaları ve uyuşmazlık davaları olmak üzere üçe ayrılır.

İdare hukukunda davaların üçe ayrılması ve idare hukukunun usul olarak çok hassasiyet gösterilmesi gereken bir dal olması nedeniyle; idari davanın açılırken konusunun iyi tespit edilmesi gerekmektedir ve davanın süresinde açılması çok önemlidir. Bu durumda Vergi mahkemeleri gibi süreler çok kısadır ve hak düşürücü süre niteliğindedir. Sürelerin başlaması usulü teknik olması nedeniyle, tespiti uzmanlık istemektedir.

HUKUK kurulumuz ve hukuk büromuz idari davalarda sahip olduğu bilgi ve birikimi ile müvekkillerini sorunsuz bir şekilde yönlendirerek, İdari sorunlarda; idareye yazılı olarak başvurulması aşamasından dava açılarak karar çıkarılması aşamasına kadar her aşamayı özenle takip edilmektedir.

DERNEKLERİN DAVA EHLİYETİ

Medeni Kanun’un 59. maddesinde; dernekler, kuruluş bildirimini, dernek tüzüğünü ve gerekli belgeleri yerleşim yerinin bulunduğu yerin en büyük mülki amirine verdikleri anda tüzel kişilik kazanırlar denilmekte, derneklerin taraf ehliyeti de bu anda başlamaktadır.

04.11.2004 gün ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 2. maddesinde “Dernek, kazanç paylaşma dışında, kanunlarda yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmeleri suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmıştır.” Yönetim kurulu derneğin yürütme ve temsil organıdır. Temsil görevi Yönetim kurulunca üyelerden birine veya bir üçüncü kişiye verilebilir. (Medeni Kanun, m.85)

Derneklerin dava ehliyeti, dernek tüzel kişiliğini doğrudan ilgilendiren konularla sınırlıdır. Tüzel kişiler, ancak kendileri ile ilgili davaları takip edebilirler; üyeleri ile ilgili davaları (kural olarak) takip edemezler. Bu durumda derneğin dava ehliyeti ya yönetim kurulunca ya da yönetim kurulunun yetki vereceği temsilci eliyle kullanılacaktır.

Temsil yetkisinin temsil görevi verilen birden fazla sayıda üye tarafından veya bunlardan belli sayıdaki üye tarafından müştereken kullanılması gerektiği kararlaştırılmışsa, dava dilekçesinin bu üyelerin tümü tarafından imzalanması gerekmektedir. Aksi takdirde dava ehliyet yönünden reddedilir.

Danıştay 8. Dairesinin vermiş olduğu bir kararda şöyle denilmektedir; “Bir dernek, dernek tüzel kişiliğini ilgilendiren konularda dava açabilir, dernek üyelerini ilgilendiren konularda ise derneğin üyeleri adına bir avukat gibi dava açma olanağı yoktur.”

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, vesayet makamlarının kararlarına karşı dava ehliyeti, tıpkı başkaca vesayet altındaki kuruluşlarda olduğu gibi tartışmasız olarak kabul görmektedir.Örneğin; Sağlık Bakanlığı’nın Tababet Uzmanlık Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair Yönetmeliğinin 1. maddesinin iptali istemiyle Türk Tabipler Birliğinin açtığı davayı Danıştay 5. Dairesi esastan incelemiştir. Söz konusu karara göre; “2577 sayılı İYUK’un 2. maddesinin 1. fıkrasının 4577 sayılı Yasa ile değişik (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği hükme bağlanmıştır.

Örnek 1:Havacılık tazmimatı sendika tarafından üye aidat kesintisinin miktarındaki eksilmeden dolayı (sendika aidatı memura kurum tarafından ödenen toplam ücret üzerinden yüzdelik miktara göre kesilir.) dava konısu adilebilmiştir.Memurun maaşındaki eksilme sendika aidat kesitisindeki miktarıda düşüreceğinden sendikanın menfaatinin ihlali sözkonusu olabilmektedir. Derneğimizin menfaatinin ihlali sözkonusu olmadığından davaya taraf olamamaktayız. Ancak açılacak olan kişisel davalarda hukuki yardım sağlanabilecektir.

Dava Dilekçeleri Nereye Verilir?
Bulunduğunuz yerde idare ve vergi mahkemesi varsa doğrudan mahkemeye giderek elden teslim etmelisiniz. Dava harcı ve posta gideri alınacağını hesap ederek hazırlıklı gidiniz. Önceden mahkemeye başvurup harç ve posta giderinin ne kadar tutacağını öğrenmeniz yararlı olacaktır.
Bulunduğum Yerde İdare/Vergi Mahkemesi Yoksa Ne Yapmalıyım?
Dilekçenizi asliye hukuk hâkimliğine verebilirsiniz. Açacağınız dava Danıştay’ın yetki alanına giriyor ise, dilekçenizi varsa idare ve vergi mahkemesi başkanlıklarına, yoksa asliye hukuk hâkimliklerine verebilirsiniz.

İDARİ  DAVA NASIL AÇILIR ?

idari davayı açmak için öncelikle dilekçe hazırlamanız gerekiyor. Dilekçeniz davada en önemli aracınızdır. bu nedenle özenle hazırlamalısınız. Gereğinden uzun yazılması, gereksiz ayrıntılara boğulması, çok eski ve davayla ilgisiz geçmişten başlayarak olayın anlatılması davanıza zarar verebilir. Aynı şekilde gereğinden kısa yazılmış, önemli hukuki noktaları atlanmış bir dilekçe de davanıza zarar verebilir. Bu nedenle dilekçenizin özenle hazırlanmasını sağlamak sizin sorumluluğunuzdur. Bir avukatın/ hukukçunun yardımını almanız yararlı olacaktır. ilgili dilekçenizde bulunması gerekenler;

-Adınız soyadınız, T.C. kimlik numaranız, açık adresiniz
- Karşı tarafın adı, adresi
- davanızın konusu, davayı açma nedeni, dava sonucu elde etmek istediğiniz sonuç, yasal dayanaklarınız, delilleriniz, dava konusu işlemin tarafınıza yazılı bildirim tarihi, vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının türü ve yılı tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası

bu kurallara uygun olarak hazırladığınız dilekçeyi bulunduğunuz yerde idare ve vergi mahkemesi varsa doğrudan mahkemeye giderek elden teslim etmelisiniz. Dava harcı ve posta gideri alınacağını hesap ederek hazırlıklı gidiniz. Önceden mahkemeye başvurup harç ve posta giderinin ne kadar tutacağını öğrenmeniz yararlı olacaktır.

dilekçenizle ilgili yere başvurduğunuzda mahkeme görevlileri yatırmanız gereken harç tutarını ve vermeniz gereken posta giderini hesaplayarak size bildireceklerdir. Harcı yatırdığınıza dair makbuzu ve gereken tutarda posta pulunu dilekçeniz ile birlikte teslim ettiğinizde davanız açılmıştır. Size teslim edilecek belgede davanızın görüleceği mahkeme ve davanıza ait “esas numarası” bulunacaktır. Esas numarası davanın açıldığı yıl ve dosyanın o yıl içinde açılan kaçıncı dava olduğunu gösteren iki bölümden oluşmaktadır.  Bu aşamadan sonra yapacağınız tüm işlemleri o mahkeme ile ve belirtilen “esas numarası” ile yapmanız gerekir.

eğer ki bulunduğunuz yerde idare mahkemesi yoksa dilekçenizi asliye hukuk hakimliğine verebilirsiniz. Açacağınız dava Danıştay’ın yetki alanına giriyor ise, dilekçenizi varsa idare ve vergi mahkemesi başkanlıklarına, yoksa asliye hukuk hâkimliklerine verebilirsiniz. yurtdışında iseniz dilekçenizi Türk konsolosluklarına verebilirsiniz.

NOT: İdari eylemlerden hakkınız ihlal edilmiş ise idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarınızın yerine getirilmesini istemeniz gerekir.

Tebligat:
Eğer idareye başvurduğunuz halde size 60 gün içinde cevap verilmez ise talebiniz reddedilmiş gibi hareket etmeniz gerekir. Dava açma süreniz idareye başvurunuzun üzerinden 60 gün geçtikten sonra işlemeye başlayacaktır.

İdare, yaptığınız başvuruya 60 gün içerisinde cevap verdiği halde cevabın kabul veya red anlamını taşıyacak açıklıkta olmadığı hallerde, doğrudan dava açabilir veya idarenin işlemi tamamlaması için bekleyebilirsiniz. Bekleme süresi 6 ayı geçemez. 6 aylık süre tamamlandıktan sonra 60 gün içinde dava açmazsanız dava açma hakkınızı kaybedersiniz.

Avukat Tutmak Zorunlu mudur?
Avukat tutmak zorunlu değildir. Herkes kendisini ilgilendiren konularda dava açmak hakkına sahiptir. Ancak dava açmanın ciddi sonuçlar doğurabileceğini göz önünde tutmanız gerekir. Mali durumunuz avukat tutmaya uygun değilse bulunduğunuz il Barosuna başvurarak “Adli Yardım” kapsamında ücret ödemeksizin avukat atanmasını talep etme hakkına sahip olduğunuzu unutmayınız.

Kişi Hak ve Ödevleri Nelerdir? Anayasamızda Kişi Hak ve Ödevleri

İnsan hakları kapsamında kişinin sahip olduğu temel hak ve özgürlükler; ırk, cinsiyet, dil, din farkı gözetmeksizin tüm insanların sahip olduğu hakları ifade etmektedir. ancak verilen bu temel hak ve özgürlükleri kullanmanın yegane şartı başkalarının haklarına saldırmamak, saygılı olmaktır. 1948 yılı Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinin ilk maddesinde yer alan “Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.” ifadesi bu durumu güzel bir şekilde açıklamaktadır.

Türk vatandaşlarının temel hak, özgürlük ve ödevleri de anayasamızın ikinci bölümünde belirtilmiştir. Anayasamıza göre kişinin hak ve ödevleri şöyle özetlenebilir;

Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı: herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma hakkına sahiptir. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz

Zorla çalıştırma yasağı: Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angaryaya maruz bırakılamaz.

 Özel hayatın gizliliği ve korunması: Özel hayatın ve aile hayatının gizliliği esastır. istisnai durumlar dışında kimsenin konutuna dokunulamaz. Herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır.

Yerleşme ve seyahat hürriyeti :Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.

Din ve vicdan hürriyeti: herkes din ve vicdan özgürlüğüne sahiptir. Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

 Düşünce ve kanaat hürriyeti:  Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve  kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
 Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti : Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.
Bilim ve sanat hürriyeti:  Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her
türlü araştırma hakkına sahiptir.

Toplantı hak ve hürriyetleri : Dernek kurma hürriyeti, Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı bu kapsamdadır.
Mülkiyet hakkı: Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.  Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Hakların korunması ile ilgili hükümler:

Hak arama hürriyeti; Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
-Kanunî hâkim güvencesi;  Hiç kimse kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.
- Suç ve cezalara ilişkin esaslar;  Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza
verilemez…

NOT: yukarıda saydığımız hakların büyük bölümü istisnai durumlarda kanunla -kamu yararına- sınırlandırılabilir. Özet şeklinde geçtiğimiz bu konularla ilgili ayrıntılı bilgiyi 1982 anayasasının tam metnini okuyarak edinebilirsiniz. Kişi Hak ve Ödevleri anayasamızın 2. bölümü 17-40. maddelerde belirtilmiştir.

 



Paylaş | | Yorum Yaz
5627 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
YÖNETİM ORGANLARI
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam21
Toplam Ziyaret146164
Site Haritası
DERNEK HAKKINDA
Saat
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
6° -3°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.94973.9655
Euro4.63454.6531
TEŞKİLAT ŞEMASI